Kendinizi yüzdürürken su üzerindeki itme ve çekmeleriniz sizi amacınıza ulaştırır. Ayaklarınızla yaptığınız herhangi bir itiş veya kollarınızla yaptığınız herhangi bir çekiş hareketi yüzme tanımına uyacaktır. Ancak, yüzmede verimlilik çok arzulanan bir unsurdur ve verimli yüzmemiz için en az enerjiyi harcayarak suya en fazla basıncı uygulayan çekme ve itme hareketlerinden bir paket oluşturmamız gerekir.
Serbest yüzme tekniği, bilinen en verimli yüzme tekniğidir. Bir yüzücüyü ileriye diğer herhangi bir kol ve bacak hareketleri kombinasyonundan daha hızlı iter. Yüzücünün istediği herhangi bir tarzda yüzmesine olanak sağlayan serbest yüzme tekniği yarışlarında, yarışma yüzücülerinin tamamının seçimidir. Serbest yüzme tekniği,yüzmesi en kolay teknik değildir ve canınızı kurtarmak için diğer tekniklere dönersiniz. Yine de yüzmeye gittiğinizde , yüzmeyi seçtiğiniz ilk branş serbest yüzme branşı olacaktır. Kulaçlama da denilen kol çekişi, insanların yüzme biçiminizi değerlendirecekleri kıstastır. Sırtüstü veya kurbağalama nasıl yüzdüğünüz dikkatleri fazla çekmez; ancak, serbest yüzme tekniğiniz ne kadar iyi yüzdüğünüzü farkettirecektir.
Stilin en görünen bölümü, kulaçlama kol çekişidir. Stilin seyircilerin gördüğü bölümüdür ve stildeki ustalığınızı tanımlar. Kol çekişi, serbest yüzme tekniğinin en kuvvetli bölümüdür. Ayaklar ve bacaklar da bir itiş kuvveti oluşturur; fakat, büyük miktarda enerji kullanırlar ve bu teknikte görece daha az kullanışlıdır. Kol çekişi yüzmedeki hızınızı belirleyecektir.
Tarihsel olarak bakıldığında insanın yüzme ihtiyacı ilk çağlarla birlikte avlanırken yaşanılan boğularak ölümler sonucu doğmuştur. İçgüdüsel olarak yüzme bilerek anne karnından çıkan insanoğlu yaşamsal faaliyetini sürdürebilmek için karnını deniz ürünü ile doyurmak isterken kıyıda avlandığı esnada gelen bir dalga ile boğularak ölmek istemiyordu. Bunu sağlamak için de su üzerinde durabilmeyi ve suyu kontrol edebilmeyi öğrenmesi gerekiyordu. Karada yaşayan diğer canlıların (köpek, kaplan, öküz…) bunu yapabildiğini gördüğünde kendisinin de yüzme becerisini kazanabileceğini farketti ve bu gibi canlıları gözlemlemeye başladı. İnsan beyninin kendini geliştirebilen özelliğiyle de nesillerle birlikte yüzme becerisini kazanmaya başladı ve artık avlanırken yaşadığı kazalarla birlikte eskisi kadar ölmemeye başladı. Yeni yerler arayışı, düşmanlardan yada yırtıcı hayvanlardan kaçma gereği sayesinde de yakın adalara gitme gereği duymaya başladı ve bu beceri daha da gelişmeye başladı.
Peki ben neden yüzemiyorum?
Bu soruyu kendinize sormakta çok haklısınız çünkü kendine özgü nedenlerden dolayı yüzme oldukça zor bir beceri, ama yine kendine özgü birçok nedenden dolayı da oldukça kolay ve başarılamaması için hiçbir neden olmaya bir beceri. Nasıl hem bir o kadar zor hem de bir o kadar kolay oluyor açıklayalım…
Yüzme ilk insanlarda da olduğu gibi öncelikli olarak bir hayatta kalabilme savaşıdır. Bu nedenle yüzme öğrenmek ile ilgili yaptığımız açıklamaların sizi cesaretlendirmek için olduğu kadar, bu cesaretin su içerisinde yeteneğiniz oluşmadan önce kendi başınıza birşeyler deneyerek trajik boğulma gibi vakalara dönüşmesini asla istemeyiz. Bu nedenle asla kendi başınıza su içerisinde cesaretlenip kötü sonuçların doğmasına izin vermeyin.
Öncelikle zorluklar açısından bakalım;
İnsanoğlu her ne kadar anne karnından içgüdüsel olarak yüzme yetilerine sahip bir canlı olarak çıksa da yaratılışı gereği su üzerinde durmakta zorlanır. Çünkü yüzmek ve su içerisinde yaşamak için yaratılmış canlıların aksine yoğunluğu su ortamından çok farklı olan hava ortamında yaşaması, bir balık gibi yatay bir pozisyonda başının dikine doğru giderek değil de, dikey bir pozisyonda bacak hareketleri yapan ve yürüyerek ilerleyen bir canlı olarak yaratılmıştır. Ve en önemlisi yaşayabilmesi için birincil ihtiyacı olan oksijeni diğer gazlarla birlikte soluyarak hayatta kalabilir.
Yani suya ilk girdiğinizde yüzemiyor olmanız sizin yeteneksiz olduğunuzu asla göstermez. Bu yalnızca hava ortamında yaşayan vücudunuzun su ortamına henüz adapte olamadığını gösterir. Bunu yapabilmesi için de su yoğunluğunda vakit geçirmesi yüzme öğrenmesi için oldukça güzel bir başlangıç olacaktır. Tek başına su içerisinde vakit geçirmesi yeterli mi derseniz haftada 7 gün, günün 24 saatini bir balık gibi su içerisinde geçirmediği sürece yeterli olmayacaktır. Öyle olsaydı ilk insanlar diğer canlıların hareketlerini gözlemlemek zorunda kalmazlardı.
Bu nedenledir ki insanlar yoğun çalışma tempolarından sonra yılın 1 haftası yada 15 gününde gittikleri tatil yerlerinde yüzemezler. Çünkü yılın 350 günü karada yaşayıp 15 günü tatilde günde 15 dakika yüzebilmeyi deneyip başarısız olup sudan çıkarlar. Ancak şunu da göz ardı etmemek gerekir. İnsan tatilin son gününde su içerisinde ilk güne nazaran çok daha yeteneklidir. Neden? Tabii ki az önce bahsettiğimiz su içerisinde vakit geçirme süresinin tatil boyunca artmış olmasından.
Kolaylaştırıcı dinamiklerden de bahsedecek olursak;
Yukarıda zorlukların sebeplerinde bahsettiğimiz gibi insanoğlu anne karnından içgüdüsel olarak yüzme yeteneğine sahip çıkar. Dikkat edelim yüzme bilerek çıkar demiyoruz. Yüzme yetisine sahip çıkar. Çünkü anne karnında 9 ay 10 gün boyunca yaşadığı yoğunluk su yoğunluğudur ve vücudu bu yoğunlukta evrildiği için su içerisinde yapması gereken hareketlerin neredeyse tamamına hakim bir durumdadır.
Yüzme öğrenememeniz için hiçbir sebep yok dememizin asıl sebebi de zaten tam da bu. Anne karnından yüzme yetisine sahip olarak çıkan bir canlının, hava ortamında yaşamaya alıştığı için zamanla unuttuğu bu yetiyi tekrar kazanamaması için hiçbir neden yoktur.
Eğer ki ne kadar denediysem de olmadı, bir türlü öğrenemiyorum gibi problemleriniz varsa bilmelisiniz ki bu sizin yüzmeye karşı yeteneğiniz olmadığını değil bu yeteneğinizi size hatırlatacak kadar zamanı su ortamında henüz geçirmediğiniz içindir. Hatta yüzme kursuna gitmenize rağmen su üzerinde duramıyor olmanızın sebebini gittiğiniz kursta bu yetenekleri vücudunuzun hatırlamasını hızlandıracak hareketler yerine size yanlış hareketler yaptırılıyordur yada hatırlamanız için biraz daha zamana ihtiyacınız vardır.
Ataşehir Özel Yüzme Dersi, grup yüzme derslerini tercih etmeyenler için oluşturulmuştur. Grup yüzme kursu derslerinin gün ve saatlerine ayak uydurabilecek vakti olmayan yada yüzme eğitimini tek başına almak isteyenler için ideal bir yüzme eğitimi şeklidir. Birebir yüzme dersinde eğitimler kişinin kendisinin, yüzme eğitimini veren antrenörün ve yüzme eğitiminin gerçekleştirileceği yüzme havuzunun müsaitliğine göre planlanır. Kişi yüzme seviyesine ve ihtiyacına göre ilgili antrenörüne bilgi verir ve eğitimler yüzme eğitimini alacak kişinin isteği doğrultusunda şekillenir. Özel yüzme dersleri birebir olarak yapılabildiği gibi 2 yada 3 kişilik özel gruplar oluşturularakta yapılabilmektedir.
Özel yüzme kursu derslerinde İstanbul ve Yıldızları Spor Kulübü olarak özel yüzme dersi alacak kişinin ihtiyacını en doğru şekilde karşılamak için çalışıyoruz. Bu eğitimlerde kişi yüzme bilmiyorsa su korkusunu yenebiliyor ve su kontrolünü sağlayarak ileri derece yüzme eğitimine giden yolda ilk basamakları en doğru şekilde öğrenerek ilerleyebiliyor. Yüzme bilen kişiler de özel yüzme derslerinden faydalanabildikleri gibi Ataşehir'de bu eğitimle kendilerine özel eğitim programı ile ileri derece yüzme teknikleri ile master yüzme eğitimi alarak keyifli bir sporculuk kariyerine kadar ilerleyebiliyorlar.
Özel yüzme kursu derslerini tüm eğitimlerimizi verdiğimiz Ataşehir Anabilim Koleji Yüzme Havuzunda gerçekleştirebildiğimiz gibi mobil özel yüzme dersi olarak sitenize yada müstakil evinize ait yüzme havuzlarında da gerçekleştirebiliyoruz.